Rahmetli dedem İsa BAKLA'nın atölyesinde, onun mesleğini ve zanaatını ilerletmek maksadı ile yaptığım çalışmaları burada yayınlamaya çalışacağım.
Bu çalışmalar için yaratabildiğim zaman kısıtlı olduğu için sınırlı sayıda çalışmayı gerçekleştirmem mümkün olmakta. Ticari beklenti olmaksızın yaptığım çalışmalar, dede mesleğini ve geleneksel sanatlarımızı yaşatma gayesi ile ilerlemektedir.
Bu son çalışmam küçük bowie tarzı bir av bıçağı üzerine oldu. Bir süredir yapmak istediğim kirli hamonu da bu bıçakta denemiş oldum. Bölgesel su verme yöntemi ile elde ettiğim hamonu biraz sert bir asitleme sürecinden geçirdim ve benim açımdan seyrine doyum olmaz bir görüntü elde ettim...
Bıçağın yapımında;
Çelik : 1095 Balçak : Silah boyasıyla karartılmış demir ve bakır Sap: Ceviz
Burada çeliğe şekil vermek için gerekli olan en temel ihtiyaç olan ateşin, eskiden nasıl yakıldığı ve bu işlemde kullanılan malzemelerin temini, yapımı ve kullanılmasına dair yaptığım deneysel bir araştırmanın neticesi anlatmaya çalışacağım.
Çakmak ;
Bunu araştırmaya başlamadan önce gerekli olan malzemelerden (benim için ) en kolay bulup yapabileceğim alan Çakmak'ı yaptım.
Çakmak yapmak için eski bir eğeden yararlandım, dövme sonunda sadece yüz kısmına su vererek sertleştirdim.
Bu malzemede çelik kullanılmasının asıl sebebi, demirin içindeki karbon oranı arttıkça çarpma etkisiyle çıkardığı kıvılcımın daha çatallı olmasıdır. yani düşük karbonlu az çatallı kıvılcım çıkartırken yüksek karbonlu daha çok çatallı kıvılcım çıkartarak kavın tutuşmasını kolaylaştırır.
Çakmak Taşı;
Kuvars taşının bir çeşididir. Sert ve düzgün kenarlı kırılması sebebiyle ilkel çağlardan beri alet ve silah yapımında kullanılmıştır. Kırılırken oluşan keskin kenarları sayesinden genel olarak kesici aletlerde kullanılmıştır. Sert yapısı sayesinde birbirine yada çeliğe vurulduğunda kıvılcım çıkmasına sebep verdiği için ateş yakmada kullanılacak en ideal taştır.
Ben çakmak taşlarımı, eskilerin döven dedikleri, ekini hasat ettikten sonra taneyi çıkarmada kullandıkları bir aletin altından çıkarttım. bu taşları doğada dere yataklarında da bulmak mümkün.
Kav;
Bu iş için eskiler bir çeşit mantarın orta katmanını ve birde kömürleştirilmiş bez kullanıyormuş.
Kömürleştirilmiş bezin yapımında ki mantık odun kömürü yapımında olduğunun aynısı, havasız ortamda yakmak.
Bu iş için metal bir kutu gerekiyor. Pamuklu bir bezden metal kutunun içine girebilecek büyüklükte parçalar kesip koyuyoruz. Ben 15-20 adet 3x4 büyüklüğünde parçalar kestim ve kutunun içine koydum, daha sonra bunu yanan bir ateşin üstüne koyuyoruz. Oluşan ısı ile içerideki bezler yanarken hava ile temas etmedikleri için alev almadan gaz çıkartarak kömürleşiyor, bu arada kutudaki küçük deliklerden dışarı çıkan gazda hava ile temas ettiği gibi alev alıyor ve yanıyor. İşte bu gaz çıkışı ve yanma bittiğinde kutumuzu ateşten çıkartıyoruz ve bezlerin kullanıma hazır olduğunu anlıyoruz.
Kav malzemesi üzerine düşen en küçük kıvılcımda dahi közlenmeye başlayacak özellikte olmalı, bu sebepten olabildiğince kuru ortamda muhafaza etmek gerekiyor.
Bu üç ana malzemeyi temin ettikten sonra geriye kalan tek şey biraz pratik ve doğru yöntemi bulmak.
Doğru yöntem hakkında bir kaç ip ucu vermek gerekirse; taşın keskin kısmı, yani çelikten parça koparıp kıvılcımı çıkartacak olan tarafı 45 derece açıyla yukarı doğru bakmalı ve kav malzemesi çıkan kıvılcımı yakalayacak şekilde taşın üzerine yerleştirilmeli. vurma işleminde taşa çok baskı uygulayacak şekilde vurmak yerine olabildiğince hızlı bir şekilde ve taşa tatlı sert bir baskı uygulayarak kıvılcım çıkartmaya çalışmak gerekiyor.
Çıkına kıvılcım kava yapıştığında közlenmeye başlar bunun hemen ardında kuru ve ince ot vb. çabuk alev alabilecek malzemenin ortasına kavı yerleştirip üfleme yardımı ile kavın közlenmesini hızlandırır ve oluşan ısı ile kuru otlar alev almasını sağlarız.
Bu uygulamayı küçük bir video ile bunu pekiştirelim,
B.Çekmeceden arkadaşım Soytürk'ün sayesinde çok güzel bir örs sahibi oldum.
Dedemden bize kalan, imal yılı bile belli olmayan tarihi örsü artık ağır işlerde kullanmak zorunda kalmayacağım. Yıllardır bize çok emeği geçen ve tonla darbe alan dedemin örsü artık biraz rahat nefes alabilecek ve yılların yorgunluğunu üzerinden atabilecek.
Yeni örsüm Peddinghaus marka 75 kg'lık bir örs, normal örsler gibi döküm demir değil, malzemesi haddelenmiş ve su verilmiş 1045 karbon çeliği, indiksiyonla ısıtılıp su verilmiş bir yüzeye sahip, bu sebepten diğer döküm örslere nazaran çok daha sert ve dayanıklı.
İyi örs - kötü örs ayrımında yapılması gereken en önemli test, çelik bilya testidir. Belirli bir yükseklikten bırakılan çelik bilyanın örsün yüzeyine çarpıp ne kadar yükseğe zıpladığına bakılarak örsün kalitesi anlaşılmış olur.
Dünyanın önemli demircilik sitelerinden olan anvil fire da marka olmuş başlıca örsler bu teste tabi tutulmuş ve en yüksek değeri peddinghaus'ın ( 165 lb ) 75 kg'lık örsü almıştır.
Yani bu örs,